‘’ENERJİDE TEKNOLOJİ ÜRETİR HALE GELDİK’’

Denizli merkezli Bereket Enerji, enerjinin pek çok alanında var. Bugün, 2 bin 100 MW kurulu güce ulaşan şirket, son olarak güneş paneli üretimine de girdi. Bu alanda hücre üretimine de başlayacaklarını belirten Bereket Enerji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, “Enerjinin üretim, dağıtım alanında vardık. Şimdi de enerji teknolojisi geliştiriyoruz. Geçen yılki yaklaşık 9 milyar liralık ciromuzu bu yıl daha üst seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz” diyor.

 

Ceyhan Saldanlı ve Ali Yağlı memleketleri Denizli’de iş kurmanın hayalini üniversite yıllarında yapıyorlardı. İ.T.Ü Elektrik Mühendisliği Fakültesi’ni bitirdikten sonra da bu hayallerini gerçekleştirdiler.Önce emaye bobin üretimine, ardından da mermer işine soyundular. Enerji sektöründe gelecek görüp 1990’lı yıllarda bu alana giriş yapan ilk şirketlerden oldular. Bugün işlerinin ağırlığı enerjide. Bereket Enerji çatısı altında yenilebilir enerji ve termik santralleri bulunuyor. Kendi fizibilite raporlarını hazırlıyor ve kurduğu enerji santrallerinin tasarımını, inşaatını, montajını ve işletmesini kendisi yapan şirket, elektrik dağıtımda da var. Kısa adı ADM ve GDZ olan elektrik dağıtım şirketleri aracılığıyla Ege Bölgesi’nde beş) İzmir, Manisa, Denizli, Aydın ve Muğla illerinde 5 milyon müşteriye ulaşıyor. Bölgedeki 5 il için yıllık 500 milyon TL’lik yatırım yapıyor. Bugün toplam 2 bin 100 MW kurulu güce ulaşan Bereket Enerji Grubu, güneş paneli üretimine de girdi. Yıllık 150 MW’lık kapasiteye sahip olan güneş paneli tesisi yakında hücre de üretecek. Bu yıl,6 şirketi ile Capital 500 listesinde enerji sektörünün öncüleri yer alan alan Bereket Enerji Grubu’nun 2016 cirosu  9 milyar liraya yaklaşmış durumda. Bu yıl ise ciroda istikrarlı yükselişin devam etmesi bekleniyor.

Bereket Enerji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı ile enerji sektöründeki gelişmelerden yatırım planlarına kadar pek çok konuyu konuştuk …

 

İş hayatına ne zaman ve hangi sektörle başladınız?

Ortağım Ali Yağlı da ben de elektrik mühendisiyiz. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde aynı sınıfta okuduk. İlk yaptığımız iş de yine elektrikle ilgiliydi. Elektrik malzemesi imalatı ile başladık. 1980 yılında kurduğumuz Elsan Elektrik A.Ş. ile emaye bobin teli ürettik. Elektrik motorlarında ve trafolarda kullanılan bir ara maldır bu. Biz bu işe başladığımızda Türkiye’de bu iş çok sınırlı yapılıyordu. Çok yüksek fiyatlarla ağırlıklı olarak ithal ediliyordu. Bugün bu alanda ihracatçı bir firma haline geldik.

 

Ne kadarlık bir ihracatınız söz konusu?

Ürettiğimizin yarısını ihraç ediyoruz. 1980’den bugüne şirketimiz Elsan Elektrik A.Ş. orta ölçekli bir Avrupa firması oldu. Yıllık 40 bin tonluk üretimiyle de Türkiye’nin de en büyüğü kapasite açısından. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 30 ülkeye ihracatımız var. Bu şirketimizin geçen yılki cirosu 288 milyon liradır. Bu yıl da önemli bir ciro artışı bekliyoruz.

 

Devamında hangi sektöre girdiniz?

Emaye tel çok sermaye gerektiren bir iş olduğu için farklı sektörlere de girelim dedik. Mermer üretimine girdik. Tümaş’ı kurduk. Bugün 7 ilde 29 ocağımız var ve üretimimizin yüzde 70’ni  ihraç ediyoruz. Bu şirketimizin geçen yılki cirosu ise 81 milyon liradır. Bu yıl da iyi bir ciro artışı hedefliyoruz.

Peki enerji sektörüne girişiniz nasıl oldu?

Her zaman elektrik sektörü ile ilgili bir şeyler yapmayı düşünüyorduk. Fakat elektrik üretim alanı özel sektöre kapalı bir alandı. 1984’te Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde çıkarılan bir kanun ile özel sektöre de üretim hakkı tanındı. Ama altı yıl kimse güvenip de bu işe giremedi. Sonra ilk biz cesaret edip enerji işine girdik. Elektrik dağıtımıyla ilgili özelleştirmeye müracaat ettik. Bereket Enerji’yi kurduk. Bölgemizde doğalgaz olmadığı için hidroelektrik santral yapmak üzere giriş yapmış olduk. İlk olarak 1995 yılında Denizli’de Bereket 1 – 2 diye iki tane küçük santral kurarak başladık işe.  Alışık olunmadığından bu işi bankalara ve özel sektöre anlatmakta çok zorluk çektik. Ortak bulamadık, kredi bulamadık. “Siz devletin yapacağı işi yapacak kadar büyük müsünüz?” dediler. Ama biz ısrarla bu işi yapmaya çalıştık ve yaptık.

 

Sonrasında ne gibi gelişmeler oldu?

Daha büyük yatırımlara soyunduk. İlk yaptığımız iki santralın gücü 3.5 MW’tı, ikinci yaptığımız ise beş santralden oluşuyordu ve kapasite 37 MW’tı. Artık işin püf noktasını öğrenmiştik. Sonrasında hidroelektrik santralleri seri üretime başladık. Bizi takip etmeye başlayan şirketler oldu. Onlara da kapılarımızı kapatmadık, tecrübelerimizi paylaştık. Sektörde rekabet başladı. Öyle ki rekabet bazen işin karlılığınızı götürecek düzeylere çıktı.

 

Enerji dağıtımına ne zaman başladınız?

Elektrik dağıtımı ile ilgili şirketimiz AYDEM’i 1990 yılında kurduk.  Bu alanda muallakta kalan konularla ilgili olarak mevcut sözleşmeyi değiştirmek için uğraştık. 1997 yılında ise Türkiye çapında bir ihaleye çıkıldı. Bu durumda bizim sözleşme görüşmelerimiz boşa çıktı. Yedi yıllık bir hukuk mücadelesi yaşadık. Sonrasında yargıda her şey olumlu gelmişken, bu sefer de kanun değişti ve EPDK Kanunu çıktı. Baktık kanunda rekabet var. Sözleşmemizi tasdik etmeyi kabul ettik ama bu yedi yıl sürdü. Dolayısıyla biz AYDEM’ i devraldığımızda ilk müracaatımızın ve görevlendirilmemizin üzerinden 17 yıl geçmişti.

 

Bugün, grup olarak enerjinin hangi alanlarında varsınız?

Türkiye’de enerji üretimi yapan, dağıtan ve satan entegre bir enerji grubuyuz. Sektörün her alanında aktif rol oynayan bir şirketler topluluğuyuz. 32 tane yenilenebilir santralimiz var.  Ayrıca özelleştirmelerden iki tane yerli kömür santrali satın aldık. Biri Yatağan bir de Çatalağzı santralleri. Toplam 1000 MW güce sahipler. Bu santrallere bugüne kadar 200 milyon TL’lik teknoloji ve yenileme yatırım yaptık. Santrallere, bundan sonraki dönemde bu kadar daha yatırım planlıyoruz. Elektrik dağıtımında ise bünyemizdeki ADM ve GDZ Elektrik aracılığıyla İzmir, Manisa, Denizli, Muğla ve Aydın olmak üzere beş ilde dağıtım yapıyoruz. Yaklaşık 5 milyon müşteriye hizmet ediyoruz. Yılda 7,5 milyar milyar kwh enerji üretiyoruz.  Elektriğin yüzde 40’ını okuması uzaktan yapıyoruz. Bu sayede hata oranını çok düşürdük. Elektrik dağıtımı için yılda 500 milyon TL’lik yatırım yapıyoruz. 24 milyar kwh de enerji dağıtıyoruz. Kayıp kaçak oranı bölgemizde AB ortalamasının altında. AB’de yüzde 10’larda bizde yüzde 7’ler civarında. İşe başladığımızda ise yüzde 13’lerdeydi. Bu alanda yatırımlarla ciddi bir mesafe almış durumdayız.

 

Devam eden projeleriniz neler?

İki tane RES ve bir tane de HES yatırımımız var. Üretimde 2 bin 100 MW’a ulaşan bir güce ulaşmış durumdayız.  Enerji sektöründe hizmet veren 10 bin kişilik bir şirketiz. Santrallerimizin projelendirilmesini, inşaatlarını, fizibilitesini, işletmesini de kendimizi yapıyoruz. Gerektiği zaman danışmanlık alıyoruz ama kendimizi yapıyoruz. Bugün iş kollarımız içinde yüzde 90’lık kısmını enerji oluşturuyor. Şu anda elimizdeki santralleri bitireceğiz ve 2 bin 500 MW’lık kurulu güce ulaşacağız.

 

Güneş paneli üretimine de soyundunuz. Ne kadarlık bir üretim söz konusu?

Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde yıllık 150 MW kapasiteli bir güneş paneli fabrikamız var. 1.5 yıl içinde hücre imalatına başlayacağız. Böylece katma değerli üretim yapmış olacağız. Türkiye’den ihracatı da söz konusu olacak. Şu anda panel üretimini yetiştiremiyoruz. Son olarak İstanbul’da Büyükçekmece Gölü üzerindeki Türkiye’nin ilk yüzer santralde Parla markasıyla Bereket Enerji’nin panelleri kullanıldı. Yıllık 300 bin adetlik satış yapıyoruz.  Üretim kapasitemizi zaman içinde 500 MW’a kadar çıkarmayı planlıyoruz.

 

ÖZLEM BAY YILMAZ

KUTU…

 

“13’ÜNCÜ SIRAYA YÜKSELDİK”

Bundan 13 yıl önce dünya elektrik üretim sıralamasında Türkiye’nin 30’uncu sırada yer aldığını, bugün ise 13’üncü sırada bulunduğuna dikkate çeken Ceyhan Saldanlı, şunları anlatıyor: “29 bin MW kurulu güçten 80 bin MW’lara geldik. Dünyanın enerjide hızlı büyüyen ülkesiyiz. Ciddi yatırımlar yapıldı. Sadece dağıtım konusunda şirketlerin satın alırken devlete ödediği para 13 milyar doları geçti. Dağıtım yatırımları 5 milyar doları geçti. Aşağı yukarı 50 bin MW üretim yatırımı gerçekleşti. Yani 100 milyar dolarlık elektrik üretim yatırımı yapıldı. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye’de enerjide bir başarı hikayesi yazılmıştır diyebiliriz.”