Renk Teması Seçimi
Tesisler
Yurtiçinde ve Yurtdışında Yeni Yatırımlarda Bulunacak

Lisanslı ve lisanssız GES kurulumu alanındaki çalışmalarını yoğunlaştıran Bereket Enerji, yurtiçinde ve yurtdışında yeni  yatırımlarda bulunarak yeni dönemde Ar-Ge alanında yeni projeler yapmayı hedefliyor. 

Bereket Enerji, ülkemizin yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin değerlendirilmesi konusunda en önde gelen firmalardan birisi olması yanında dışa bağımlılığı azaltmak açısından bu alanda yaptığı yatırımlar da artarak devam etmektedir. Ülkemizin teknoloji ve dışarıdan ithal edilmiş malzeme çöplüğü olmaması ve dövizimizin boşa gitmemesi açısından, teknolojiye yön veren/verecek kuruluşların Ar-Ge çalışmalarına daha fazla ağırlık vermesi, hazır reçeteler yerine her alanda yenilikçi çözümler üretmeleri gerekmekte olduğunu söyleyen Bereket Enerji Güneş Enerjisi Bölümü Koordinatörü Zafer Arıkan; “Ayrıca, özelde güneş enerjisi uygulamaları açısından, ülkemizin kalitesiz ürünler çöplüğü olmaması için gereken önlemler acil olarak alınmalı, anahtar teslimi Güneş Enerji Santrali (GES) kuran firmalar için de bazı standartlar getirilmelidir” dedi. Tüketicilerin enerji temin ederken mümkünse temiz enerji tercihini yapmalı; güvenilir ve sürdürülebilir enerji arzına destek olmalıdır diyen Bereket Enerji Güneş Enerjisi Bölümü Koordinatörü Zafer Arıkan’dan Bereket Enerji’nin çalışmaları hakkında bilgi aldık. 

Bereket Enerji olarak 2014 yılını nasıl geçirdiniz? 2015 yılı için çalışmalarınız ne yönde olacak? 
“Bereket Enerji için 2014 yılının oldukça iyi geçtiğini söyleyebiliriz. Özetleyecek olursak: Bu yıl içerisinde gerek kendimiz, gerekse piyasadaki müşterilerimiz için yaklaşık 8.500 kW’lık lisanssız GES kurulumu gerçekleştirildi. Yıl sonuna doğru 150 MW’lık panel (modül) üretim kapasitesine sahip Panel Üretim Tesisimizin inşaat işleri tamamlanıp deneme üretimine geçildi. ‘ODTÜ GÜNAM, TÜBİTAK MAM’ ile birlikte oluşturduğumuz Konsorsiyum ihaleyi kazanarak önemli bir Ar-Ge çalışması olan MİLGES Projesine başladı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli fuar, sergi, v.b. etkinliklerine katıldık. Değişik üniversitelerde güneş enerjisi alanında, çeşitli işbirliği konuları için temeller atıldı. 

Bereket Enerji olarak: 
- Çalışmalarımızı lisanslı ve lisanssız GES kurulumlarında yoğunlaştıracağız, 
- 2015’in ilk çeyreğinde panel üretim fabrikası tam kapasiteye çıkartılacak, 
- Yurt içinde ve yurt dışında yeni yatırımlarda bulunacağız, 
- Ar-Ge alanında yeni projeler yapmayı planlıyoruz.” 

Azalan enerji kaynakları ve artan çevre problemlerinin çözümü güneş enerjisi olabilir mi? Güneş enerjisinin geleceğini nasıl buluyorsunuz? 
“Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki hiçbir şey tek başına çözüm olmaz. Nasıl çevre problemlerinin tek bir nedeni yoksa çözümü de tek olamaz. Güneş enerjisi, tek başına çevre kirliliğinin çözümü olamayacaksa da en azından nükleer gibi risk oranı çok yüksek olan bir enerji kaynağına karşı ciddi bir alternatiftir. Diğer taraftan azalan enerji kaynakları üzerine insanlık/bilim adamları çok uzun zamandır kafa yoruyorlar, çözüm üretmeye çalışıyorlar. Aslında azalan enerji kaynakları derken, bölgemizde ya da ülkemizdeki demek daha doğru olacak. Zira diğer bölgelerde yeni havzalar, yeni enerji kaynakları keşfediliyor, kullanıma giriyor. Bugün Afrika’da el değmemiş birçok petrol ve doğal gaz kaynağı bulunuyor. ABD’de yeni kayagazı gibi kaynaklar yeni yataklar tespit edilip, üretime sokuluyor. Ayrıca yeni enerji türleri üzerine dünya ölçeğinde önemli çalışmalar yapılıyor. Burada esas konu, yıllarca insanlığın gelişimine olumlu yönde etki etmiş bulunan fosil kaynakların daha ne kadar dayanabileceği ve bu kaynaklardan elde edilen türev ürünlerin, özellikle de plastik malzemelerin ve karbon salınımlarının oluşturduğu kirlilik. Bilindiği gibi Avrupa sera gazı emisyonlarının azaltılması için iddialı hedefler belirledi. Bu yıl içerisinde yapılacak Birleşmiş Milletler Zirvesi’nde konu yeniden ele alınacak. Ayrıca tüketimin artışına bağlı olarak yaşadığımız sera etkisi ve yine yaşamakta olduğumuz mevsimlerdeki kaymaların beslenme şeklimizden, yaşam tarzımıza kadar her şeyi önemli ölçüde etkilediğini söyleyebiliriz. Güneş enerjisine gelince, açıktır ki dünyanın pek çok yerinde yararlanılabilecek ve insanlığa pek çok hizmeti olabilecek bir enerji kaynağı ve mutlaka değerlendirilmesi gereken bir kaynak. Özellikle de yerinde üretilip, yerinde tüketicilerin hizmetine sunulacak güneşten elde edilecek elektrik enerjisi, insanlığa pek çok yarar sağlayabilecek gibi gözüküyor. Bugün Afrika’da yaşanan sağlık problemlerinin ve yüksek ölüm oranlarının çözüme ulaştırılamamasının önündeki en önemli engellerden birisi, elektrik enerjisinin her yerde sağlanamamasıdır. Sırf bu nedenle Dünya Sağlık örgütü ya da diğer kuruluşlarca gönderilen aşıların soğuk ortamda saklanamaması ve bozulması sonucu insanların sağlığına kavuşturulamadığını, çok sayıda ölümün nedeninin bu olduğunu acaba kaç kişi biliyor? Güvenli, sürdürülebilir ve temiz enerji kaynağı olarak, güneş enerjisi için geleceğin enerjisidir, demek sanırım çok iddialı olmayacaktır.” 

Bereket Enerji’nin ürün yelpazesinde neler yer alıyor? Pazara hangi markaları sunuyorsunuz? 
“Halen deneme üretimlerimiz ve testlerimiz devam etmektedir. Diğer taraftan da üç hattımızdan ikisinin “hat kalifikasyonu” çalışmaları sürdürülmektedir (birinci hattımızın hat kalifikasyonu mevcuttur). Söz konusu çalışmalar tamamlandığında ki bunun yakın zamanda tamamlanmasını bekliyoruz, ürünlerimiz de piyasaya sunulmuş olacaktır. Fabrikamızdaki panel üretim hatlarımızla farklı özelliklerde panel üretmeye uygundur. Bu yüzden de ürün yelpazesini oluştururken piyasanın taleplerini dikkate alabileceğiz. Ancak şu anki planlarımız 250kW panel üretime başlamak. Marka konusunda ise sona gelinmiş olup, yakında kamuoyu ile paylaşacağız.” 

Bereket Enerji’nin yenilenebilir ve temiz enerji çözümlerinden bahseder misiniz? Yaptığınız çalışmalar ve pazara sunduğunuz çözümler nelerdir? 
“Bereket Enerji, ülkemizin yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin değerlendirilmesi konusunda en önde gelen firmalardan birisidir ve dışa bağımlılığı azaltmak açısından bu alanda yaptığı yatırımlar artarak devam etmektedir. Yenilenebilir enerji alanında Bereket Enerji’nin bugüne kadar yaptığı yatırımlara bakacak olursak: 
- Türkiye’nin ilk özel sektör hidroelektrik santrali, 
- Türkiye’nin ilk özel sektör jeotermal elektrik santrali, 
- Türkiye’nin çöp gazından elektrik üreten ilk elektrik enerji santrali, 
- Farklı kurulu güç seviyelerinde işletmede olan 1 adet, inşaatı devam eden 2 adet rüzgâr santrali mevcuttur. Bunların ikisinin lisansı alınmış toplam beş adet rüzgâr enerji santrali, 
- 22 adet işletmeye alınmış, 4 adet inşaatı devam eden ve 2 adet projelendirilmiş toplam 28 adet hidroelektrik santrali, 
- Halen TEDAŞ onayını bekleyen lisanssız 5 adet ve inşa halinde 2 adet güneş enerji santrali, bu konudaki çalışmalarımızı özetleyen en doğru rakamlar olacaktır. 

2014-2018 yıllarını kapsayan Kalkınma Planı’na göre: Enerjinin nihai tüketiciye sürekli, kaliteli, güvenli, asgari maliyetlerle arzı ve enerji temininde kaynak çeşitlendirmesi esas alınarak, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının en üst düzeyde değerlendirilmesi öngörülmüştür (Md.2.2.16.b. sayfa 117). Ayrıca, enerji arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine yönelik teşvik sistemi iyileştirilerek yerli ekipman imalatı desteklenmiş bulunmaktadır. Diğer taraftan yenilenebilir kaynakların elektrik üretiminde 2006 yılında % 25,3 olan payının 2018’de % 29’a çıkarılması hedeflenmiştir (sayfa 118).” 
Güneş enerjisi sistemleri teknolojisi hangi aşamaya ulaştı? Bu sistemler kullanıcılara ne gibi avantajlar sağlıyor? Yeni teknolojiler ve sektörün geleceği hakkındaki görüşleriniz neler? “Güneş enerjisi sektöründe dünyada bir taraftan yeni çalışmalar yapılırken, diğer taraftan da teknoloji-verimlilik tartışmaları süregeliyor. Yapılan çalışmaları malzeme alanındaki çalışmalar (yeni malzemelerin kullanımı), süreçlerdeki çalışmalar (süreç iyileştirmeleri) ve tamamen yeni sayılabilecek teknolojik çalışmalar olarak gruplandırabiliriz. Pazara hâkim olmak isteyen firmaların yoğun bir propaganda bombardımanı altında bulunmakla birlikte yine de üzerinde mutabık kalınan hususlar yok değil. Örneğin önümüzdeki üç yılda etkinlik artışının mono kristal yapılarda % 24, multi kristal yapılarda % 19,5 seviyelerine çıkacağını söylemek mümkün. Yine hücrelerde kullanılmakta olan gümüş miktarının giderek azalacağını ve yerine maliyeti düşürebilecek başka malzemelerin kullanılacağını söyleyebiliriz. Ayrıca bazı teknolojiler, hücre üretimde işlem sayısını azaltmayı hedeflemiş ve gerçekleştirmiş görünüyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları açısından, rüzgâr güneş karma (hibrit) uygulamaları daha ön plana çıkacak gibi gözüküyor. Ayrıca enerji depolama imkânlarının artırılması da gündemdeki önemli konulardan biri başkası.” 

Yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemizdeki kullanımının artırılması için neler yapılmalı? 
“Öncelikle, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2015-2019 Stratejik Planında yer alan hususların bir an önce gerçekleştirilmesi çok büyük bir önem arz etmektedir. Bunları özetleyecek olursak: 
- “…Yenilenebilir enerji kaynaklarında hem elektrik enerjisi üretimi hem de ısı üretimi açısından önemli bir potansiyelimiz bulunmaktadır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçmesi için finansman imkânlarının geliştirilmesi, mevzuatın güncellenmesi, iletim altyapısının güçlendirilmesi ve yatırımcı farkındalığının artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Sayfa 25”, 
- “… Yenilenebilir enerjinin teşvikinde Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’na (YEKDEM) devam edilecektir. Sayfa 43”, 
- “…Yenilenebilir enerji kaynaklarına, kojenerasyon veya mikro kojenerasyon ve benzeri sistemlere dayalı merkezi olmayan elektrik enerjisi üretiminin yaygınlaştırılmasını teminen yerinde üretim için ilgili mevzuat altyapısı, izin ve diğer idari süreçler açısından kolaylaştırıcı olacak şekilde gözden geçirilecek, şebeke alt yapısı bu yönde güçlendirilecektir. Sayfa 57”, 
- “…Enerji ve doğal kaynaklar sektörü Ar-Ge ve yerlileştirme yol haritası tamamlanacaktır. Yerli imalat kullanım oranlarını artıracak eylem planları hayata geçirilecektir. Sayfa 89”, 
- “…Enerji ve maden yatırımlarına ilişkin izin ve onay sürelerinin kısaltılması (iş tanımlarının yapılması, süreçlerin yeniden değerlendirilmesi, mevzuat değişikliklerinin yapılması), gereksiz aşamaların ve doküman gereksinimlerinin tespit edilip iyileştirmesi sağlanacaktır. Sayfa 99”. Ayrıca, özelde güneş enerjisi uygulamaları açısından, ülkemizin kalitesiz ürünler çöplüğü olmaması için gereken önlemler acil olarak alınmalı, anahtar teslimi Güneş Enerji Santralı (GES) kuran firmalar için de bazı standartlar getirilmelidir.” 

Söyleşimizin sonunda eklemek istediğiniz bir konu, okuyucularımıza ve sektör temsilcilerine vermek istediğiniz bir mesajınız var mı? 
“Öncelikle sektörün paydaşlarına bir göz atmakta yarar var. Sektörün gelişmesi için kamunun, yatırımcının, teknolojiye yön verenlerin, tüketicinin, sektör organizasyonlarının ve meslek örgütlerinin yapması gerekenler ayrı ayrı ele alınmalı ve daha sonra da uygun bir koordinasyon sağlanmalıdır. En büyük sorumluluk kamuya yani devlete, valiliklere, belediyelere ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına düşmektedir. Esasen bu konuların çoğunun iyi niyetli bir biçimde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2015-2019 Stratejik Planında yer aldığını görüyoruz. Yatırımcının da olaya bir moda/trend gözüyle bakmaması, projenin yapılabilirliğini ve getirisini/dönüşünü iyi araştırması gerektiğini, teknoloji ve yer seçiminde daha hassas olmasını, kendi finans gücünü iyi analiz etmesi gerektiğini hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum. Ülkemizin teknoloji ve dışarıdan ithal edilmiş malzeme çöplüğü olmaması ve dövizimizin boşa gitmemesi açısından, teknolojiye yön veren/verecek kuruluşların Ar-Ge çalışmalarına daha fazla ağırlık vermesi, hazır reçeteler yerine her alanda yenilikçi çözümler üretmeleri gerekmektedir. Sektör organizasyonlarının her alanda halkı ve ilgili makamları aydınlatma ve bilinçlendirme çabalarına yoğunlaşması, teknoloji ve ürünleri yakından takip etmesi, konuya ülkemizin ve dünyanın/insanlığın geleceği açısından yaklaşması son derece yararlı olacaktır. Meslek örgütleri ise konu ile ilgili standartların oluşturulmasında ve geliştirilmesinde, bu konuda çalışacak teknik personelin eğitiminde, yasa ve yönetmeliklerin hazırlanmasında ve ayrıca uygulama denetimlerinde aktif bir rol üstlenmelidir. Son olarak ta tüketiciler enerji temin ederken karbon salınımlarının azaltılmasının ne kadar önemli olduğunun bilincinde olarak, mümkünse temiz enerji tercihini yapmalı; güvenilir ve sürdürülebilir enerji arzına destek olmalıdır.” 

Alıntı:  http://www.solarexmagazine.com/detail.asp?id=2684